layout for myspace

Google
 



yıldız çiçekleri

• 5/12/2007 - Seni Saklayacağım

Seni Saklayacağım 

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde,
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmiyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin, duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.
 
Özdemir Asaf
Yorum (2) :: Bağlantı

• 2/12/2007 - şiirdemeti.com'dan

 

 

Yorum (0) :: Bağlantı

• 20/10/2007 - GECE DÜŞÜNCELERİ

GECE DÜŞÜNCELERİ

 
Işığa baktım, bir sivrisinek
Uçuşuyordu etrafımda, iskemleye yığıldım:
Alıştığım çevreden geçip gitmiş,
Alıştığım zevkleri içip bitirmiştim.
Saçımı rüzgara, göğsümü sellere,
Kalbimi alacakaranlığa, dostça sunmuş,
Ve hafifçe kaynaşan kanımı usulca uyandırmışım,
Ölüleri anarak, en sevilen ölüleri.
 
Gördüm bulutlarda duranları -
Yalnızdım ve arada bir bakıyordum.
Bu onların güzel tavırları mı? Belli belirsiz
Sallıyor gece rüzgarı titreşerek yelpazesini.
Bu onlardı, onlardı. Aralarında mısın sen de?
Benim için öldün sen, ama göğsümdeki her şeyden
Daha mı çok seviyordum seni? Sen de mi gittin?
Hayır, sevgin öldü senin ve geçip gitti öteye!
 
Etrafım sessiz. Perdenin arasından
Dikkatle bakıyor soluk yüzlü ay.
Burada ne arıyor ay? Uçuşan hayaletler gibi
Çevresinde dolanıyor, incecik narin bulutlar.
Duvarıma vuruyor titreşen yansıları -
Seviyorum onların titreşmesini -
Görüyor gibiyim, düşüncelerin ara sıra dansını
Çevresinde sakin mezarların.
*
Önümde, açılmış kitaplar,
Arasında yazılı bir sayfa;
Kitaplar öylesine ölü - ben tedirgin,
Uzanıyorum mektuba: yazı yorgun,
Ölmüş onu yazan el,
Ölmüş o ele emreden yürek.
Bu mektuba yansımış bütün sevişim,
Bu satırlara bütün çilem.
 
Ve gene de ölü değilsiniz, ey siz kalın ciltler,
Siz, bilgelik dolu karınlar, ölü değilsiniz -
Alıyorum şimdi, dostça, seni ellerime
Bana teselli verdin, şarap ve ekmek verdin
Acılar beni yıktığında, sen, benim Shakespeare'im;
Ruhum bunu unutmamalı:
Onlar ay gölgesi gibi gittiler,
Sense bana sadık kaldın, ey derin anlamlı yüz!
 
Tükenmiş nerdeyse ışık - ve yeniden canlanıyor,
Aydınlatıyor odayı, göğsümün içini:
Uyan yüreğim, çık mezardan
Ve çıkart sabahın yeni zevkini!
Daha sönmedi ruhunun ateşi,
Daha saçabilirsin uzaklara parlak kıvılcımlar,
Paslanmış yatıyor demir kılıcın kumlar içinde -
Al kayaları, şimşekleri, bilemek için onu!
 
Çöktü, söndü ışığın son pırıltısı da,
Hızla koşuşuyor artık ayın gölgeleri.
Pencere camı tıkırdıyor - gece bakıyor içeri soluk soluk,
Sallıyor iniltiyle gece rüzgarı yelpazesini.
Elim uyuşmuş, yazmaktan nihayet yorgun,
Gözlerim bezgin, hüzün dolu.
Sivrisinek vızıldıyor gece türküsünü yavaşça -
Dinleniyorum, kendi içime dalmış, koltukta.
 
1863/64
 NIETZSCHE
Çeviri: Nihat Tezeren

Yorum (1) :: Bağlantı

• 24/8/2007 - Siyah Gözlerine Beni de Götür...

Siyah Gözlerine Beni de Götür...
.
Daha dokunmadan kurudu irem
Çöllere bir türlü yagamiyorum
Yeni bir kosunun baslangicinda
Biraz deprem sonrasi
Biraz sehir hülyasi
Bir kalp yanginindan geriye kalan
Siyah gözlerine beni de götür
Artik bu yerlere sigamiyorum.

Pembe uçurtmalar yolladigindan beri
Sarardi tiryaki menekseleri
Sonbaharin tozlu kafeslerinde
Sevgi turnalari yakaliyorum
Turnalar gidiyor; ben kaliyorum
Avareyim, asudeyim, yorgunum
Bilmiyorum neden sana vurgunum
Erzurum garinda banklar üstünde
Uyku tutmuyor karanliklari
Yitik düslerimi kovaliyorum
Gölgeler gidiyor; ben kaliyorum.

Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
Siyah gözlerine beni de götür
Baharin koynundan koparip sana
Ipek bir mendile sardigim yüregimle
Sehzade gülleri gönderiyorum
Umutlar kaliyor; ben gidiyorum.

Bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
Kaptanlari sorgulayan
Yanindan geçen küheylanlarin
Korku tufanina yakalandigi
Siyah gözlerine beni de götür
Günes ülkesinden gelen yigitler
Benzeri olmayan bir dünya kursun
Cellat, ayriligin boynunu vursun.

Usul usul intizari çürüten
Bu hercai diken, bu çilgin arzu
Sürüklüyor imkansiz mustularin
Esigine gönül vadilerini
Bir agaçtan düsen yapraklar gibi
Düsüyorum tanyerine
Ya topla yarali kirlangiçlari
Ya da bu vefasiz sarkiyi bitir
Özgürlüge giden tutsaklar gibi
Siyah gözlerine beni de götür.
.
Nurullah Genç

Yorum (3) :: Bağlantı

• 17/7/2007 - Bir Geliversen..

 

Henüz aksam saatleri
Birazdan görünecek katran karası acı gece

Nedir bu ıtırımsı hüzün kokusu
Acıtacak canımı yine, yoklugunla gelen bayramlar
Saracak dört bir yanımı dalga dalga sensizlik saatleri
Sevdâ türküleri söylenecek dakikalar boyu
Vuslata dair siirler okunacak gözler nemli

Ne zaman gelebileceksin
Deyiversen.

Bir geliversen...

Ne zaman sen kokacak odası, kahve gözlü kadının
Ne zaman açacak hüznünün çiçegi, kokusu vuslat
Gelisin hangi mevsim olacak?

Sancılarımı dindiren ilacim
Dizlerimin dermanı dedigim
Sonbaharım bildigim
Bekleyislerimin umudu
Sen

Ahh sen...
Kara gece dogmadan
Bir geliversen.
Sevim Erdogan Tezel

Yorum (0) :: Bağlantı

• 5/7/2007 - ve anlarız ki...

Gençken de severiz
Orta yaştayken de
yaşlıyken de elbette.
 
Aşık oluruz,tutuluruz birilerine. Ama gerçekten sevmeyi öğrenmek ciddi bir iştir ve zaman ister.

Olgunlaşmamız, hayatı, kendimizi ve karşı cinsi tanımak gerekir, ölesiye değil, adam gibi sevmek için.

Kadınlar genellikle otuzlarında ve kırklarında ,
erkekler ise kırklarında keşfederler gerçek sevgiyi.

Ve anlarız ki sevmek, sevileni olduğu gibi kabul etmek demektir.

Anlarız ki, sevilenin sevdiği her şey bizim için de sevilesidir.

Anlarız ki, sevdiğinizle kesin olarak dost da olmamız gerekirmiş.

Anlarız ki, sevdiğimizin özgürlüğüne, yalnızlıklarına saygı göstermemiz gerekirmiş.

Anlarız ki, sevdiğiniz insanın kişiliğine yönelik eleştirilerden kaçınmamız gerekirmiş.

Anlarız ki, en kısa yoluymuş sevileni değiştirmeye kalkmak.

Anlarız ki, sevdiğimiz de karşılıksız sevmemiz gerekirmiş .

Anlarız ki, birbirimize içten gelen bir saygı duymamız gerekirmiş.

Anlarız ki, en zor anlarımız da bile hep yanı başımız da olan insan sevilirmiş yürekten.

Anlarız ki, birbirimize kendimizi olduğumuz gibi anlatmakla besleyip ,çoğaltabiliriz sevgimizi.

Anlarız ki, tartışmalarımız her zaman aramızda ki sorunları çözmeye yönelik olmalıymış.

Anlarız ki, anlamsız kıskançlıklarla sevgimizi boğmamalıymışız.

Anlarız ki, hayatımıza sevgimize burunlarını sokanların o burunlarını kırıp ellerine vermeliymişiz.

Anlarız ki, insan bağımlısı olmak değilmiş sevmek..

Ve anlarız ki, sevmeyi öğrenmek yıllarını alırmış insanın.
 
 
ALINTIDIR

Yorum (2) :: Bağlantı

• 5/6/2007 - Susma

Susma
Susma,
Sen sustun diye bozuldu büyü;
Dagildi periler, yikildi Kaf,
Anka öldü.
Sen sustun,
Derinlesen bir kuyudur
Simdi içimde zaman.
Yiter dibinde uyku,
Yiter rüya,
Yiter benim Yusuflugum.
Ah, kirilir çikrigi bu kuyunun,
El atmaz kimse,
Çürür çöl ortasinda, çürür…
Bulamaz beni hiçbir bezirgân.
Çünkü sen sustun diye durdu
Heybesinde umut tasiyan kervan.
Susma, susarsan
Kim çikarir beni bu dipsiz kuyudan?
Ey saçlarinda aydinlik,
Ninnilerinde yagmur saklayan!
Asi saçlarimi oksa dizinde,
Dokun bir yangin yeri alnima ellerinle
-Gögümde gezinen buluttur ellerin.
Parmaklarinin arasinda büyür
Topraga can veren yagmurlar.
Dokundugun yerden günah silinir,
Baktigin yerden karanlik-
Ve çöz masal yumagini üstüme,
Çekip al beni bu karanliktan.

Ben ki
Kundakta susuz bir Ismail’im;
Sen susunca kizgin çöldür besigim.
Bir yanim Merve, bir yanim Safa,
Dönünceye kadar Ibrahim,
Kos Hacer, kos
Yüregini koparip yerinden
Yedi defa,
Yetmis defa,
Yetmis bin defa…
Kizgin kumlar arasinda
Bir damla su ara.

Sen sustun,
Sustu ninni, masal sustu…
Ey rüyalari çalan haramiler!
Alin gözlerimdeki buguyu,
Kerpiç bir damin bacasinda tüten
Alin, ekmek kokusunun hazzini.
Alin çikinimda ne varsa:
Çizmelerimde sakladigim hiçkirigi,
Çakima sürülen sögüt suyunu…
Nasilsa,
Koptu elimden annenin saçlari,
Zamanin ipi koptu.
Gök mavi olmayacak artik,
Nasilsa yagmura küstü nisan,
Çiçekler kanmayacak bahara.
Geri dönmeyecek bir daha,
Geri dönmeyecek;
Son sefere çikti göçmen kuslar.

Sustu masal,
Ah, bir Sehrazat kadar bile
Yer tutmuyor insan.
Veysi Atici

Yorum (0) :: Bağlantı

• 12/5/2007 - kaybettik biz

Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların...!
Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti...
İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz şey...
Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği...
Kaybetti kumarda gözlerim...!
Kaybetti kumarda gözleri...!

Bir koru rüzgârlandı göğüs boşluğumuzda sanki...
Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden...
Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine...
Yani her soluk alıp verişimizde bizim
Bir mekik gibi kalbin...
Bir mekik gibi kalbim...
İşleyip durdu bu yitikliği yeniden...!

Ne kaldı
Farkında mısın bilmem
Gündüzler...
Gündüzler biraz azaldı !!!

Edip CANSEVER

--

Yorum (0) :: Bağlantı

• 7/5/2007 - Sevgi..

İnsan sevince gerçekten çok farklı oluyor. Yani insan gerçekten sevgisini anlatabiliyorsa ve hiç çekinmeden söyleyebiliyorsa ne mutlu ona.Tabiki onun da sizi sevmesi çok önemli. Yani eğer gerçekte o da sizi seviyorsa dünyada sizden mutlu insan yoktur. Çünkü sevdiğiniz kişi sizi seviyor. Ve ben biliyorum ki oda beni çok seviyor. Çünkü insan sevdiği için bazı şeyleri gerçekten göze alıyorsa onu gerçek anlamda çok seviyor demektir. Sevgi denilen şey gerçekten çok mutlu ediyor insanı. Sevgisiz bir yaşam hayatı insanlar için gerçekten çekilmez olurdu. Sevgi insanları hayata bağlayan çok önemli bir faktördür. Sevgisiz yaşamı hiç bir insan düşünemez. Yani kalbi olan,ruhu olan,düşüncesi olan ve biraz da yaşama sevinci olan bir insan için sevgi çok önemlidir. Sevginin tanımını bana sorsalar cevabım şöyle olur : Eğer insan mutluluktan kalbi daha fazla hızlı atıyorsa,her dakika her saniye onu düşünüyorsa,onun ismini beynine mıh gibi çakmışsa ve onunla gelecek düşünüyorsa gerçekten sevginin tanımı budur. Herkesin gerçekten sevdiğine bu sözleri söylemesi lazım. Sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi,sevgi sevdiğinizi sevgiye boğun. Sevinki sevginin ne güzel bir şey olduğunu anlayın. Sevinki,hayat size daha güzel olsun. Sevinki sevildiğinizin farkına varın.
 
                         Sevmenin o güzel, o eşşiz tatlarını tadın.
 
BARIŞ DURAK
Yorum (1) :: Bağlantı

• 4/5/2007 - Yağmurumsun

Yağmurumsun



Yağmurumsun sen benim

İçimdeki tüm pislikleri akıtan

Hayattaki zorlukları unutturan

Hatunum olacak Yağmurumsun

Bir çarşamba günü çıktın karşıma

Sanki herşeye inat yağdın içime

Tüm aklımı, kalbimi, ruhumu temizledin

Cansız hayatıma can, yalnız kalbime ortak oldun

Her an seni düşünüyorum

Resmine baktığımda içimde bir kıpırtı

Ve haykırıyorum...Seni seviyorum

İnsanlara bakıyorum sen yokken

Sen olmadan hiç ilgimi çekmeyen insanlar

Kafamı dahi kaldırıp bakmadığım insanlarü

Ama şimdi herşeyi seviyorum

İnsanları, hayatı, sevmeyi ve sevilmeyi

Sevmek ve sevilmek....

Ben hayatımda bunu unutmuştum

Sen bana hatırlattın bunu

Acı çektiğim o ilk aşklarda

Acı çekmemin sebebi buydu demekki

Seni seviyorum hatunum

Seni seviyorum

YAĞMURUMSUN....

(Aşık Ahmet)

Yorum (0) :: Bağlantı
Free Site Counters
Free Site Counters BlogBul.Com! Ücretsiz Türkçe Blog Sayaç Blog Toplist
Spam Yok!

Hakkımda

yıldız çiçekleri

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
Blog RSS

Arkadaşlar

yildizlarvegece
derlemeler
sabahYILDIZI
raciegi
yildizca
fivefebruarypoet
dogan55
tibette7yil
ugurbocuku
hurricane
hazanmevsimi
hobibloglari
finnche
butterflys
dikkatli
sessizofke01
REKLAMCI
flobet
erginbay
murattekkol
sevdasiirleri
paratoner
eroman
canyar
meddah
dengbej36
hayatagulumse
maviumutuzakmavi
sibelizgi
yildizci
kutupyildizim
asivemavi36
sevgivesevgi
samiarslan

<

myspace

myspace

myspace

Sayfa Güncel Sayfa:1 Toplam:16
Son Sayfa | Sonraki Sayfa
myspace

myspace

myspace

S. Valentine images


Cursors